Simdidegis.com

NLP olumlamalarıyla hazırlanmış subliminal mp3'ler – Bolluk, mutluluk, başarı yaratmada ipuçları

Okuduğunuz Her Şeyi Hatırlayın 23 Eyl 2009

www.kucukinsan.com

Bir düşünün okuduğunuz her şeyi hatırlasaydınız yaşamınız nasıl değişirdi? Neler farklı olurdu?
Çoğumuzun yeterince tecrübesi vardır, günlerce haftalarca okuyup çalıştığımız kitapları dökümanları hatırlayamadığımızda nasıl hissettiğimiz konusunda. Hatırlamayı kolaylaştırmak için stratejiler geliştirmişizdir mesela not almak gibi.Okurken not almak her ne kadar yardımcı olan bir teknik gibi düşünülürse de, zihniniz , zamanla kendi hafızanıza değil aldığınız notlara güvenmeyi öğrenir. Ve bazen de bir zaman önce aldığınız notlar size bir anlam ifade etmeyebilir. Notların içeriğini hatırlamayabilirsiniz. Bu moralinizin daha çok bozulmasına sebep olur.

Yine de bazılarımız okurken not aldığında kendini daha rahat ve güvende hisseder. Eğer sizde öyleyseniz lütfen not almaya devam edin. Çünkü kendinizi rahat hissetmek okuduklarınızı kalıcı hafızaya aktarmak için çok önemli bir adımdır.

Biraz hafızanın yapısına göz atalım. Hafızanız aynı bilgisayarınızın hafızası gibi iki bölümden oluşur. Geçici hafızayı bilgisayarınıza bilgi aktarmakta kullandığınız hafıza diskine ( flash disk) ve kalıcı hafızayı da bilgisayarınızın hard diskine benzetebiliriz.

İlk kez gördüğünüz, okuduğunuz, duyduğunuz yani ilk kez karşılaştığınız bilgiye ait zihninizde oluşan resim önce geçici hafızaya aktarılır. Zihniniz resimlerle öğrenir , bilgileri zihin resimleri olarak depolar; arşivler.Mesela ‘masa’ dediğim zaman gözünüzün önüne ‘masa’ yazısını oluşturan harfler gelmez. Milisaniyeler içerisinde gözünüzün önünden bir masa resmi geçer. Yani kelime dağarcığınızda ki her kelime için zihninizde bir resim vardır. Ve işin ilginç yanı bu resimler kişiden kişiye değişir. Ben ‘ masa’ dediğimde herkesin zihninde farklı bir masa resmi canlanır. Herkesin dünyayı farklı algılamasının sebeplerinden biride konuştuğumuz kelimeler aynı olsa da o kelimeleri temsil eden zihin resimlerimiz farklıdır.

Evet, geçici hafızayı konuşuyorduk. Diyelim ki bir bilgi ile ilk defa karşılaştınız. Mesela birisi size telefon numarası verdiğinde , bu numarayı kağıda yazıncaya kadar aklınızda tutarsınız sonra unutursunuz. Bu telefon numarasını zihninizde birkaç kez tekrar ettiğinizde veya bu numarayı birkaç kez aradığınızda ( tabi cep telefonunuzda ki kaydı kullanmadığınızı düşünürsek) bu numara kalıcı hafızaya aktarılır. Bu örnekten de anladığımız gibi bir şeyi öğrenmemiz diğer adıyla kalıcı hafızaya aktarmamız için tekrar etmemiz gerekiyor. Peki, okumamız gereken yüzlerce binlerce sayfa olduğunda bu tekrarlama tekniği ne kadar pratik olabilir?

O halde okuma tekniğimizde değişiklik yapmamız gerekir. Okuduklarımızı öğrenmemizin yolu zihnimize onun diliyle konuşmaktan geçiyor. Yani imgelerle.

Bu tekniklerden bahsetmeden önce okuduklarımızı öğrenmemiz için kendimize yardım edebileceğimiz bir iki basit kuralı hatırlayalım. Mesela karnınız açken veya yemekten hemen sonra, uykusuzken, bedensel bir rahatsızlığınız varken , çok yorgunken okuduklarınız geçici hafızaya bile aktarılamayabilir. O halde bazı temel ihtiyaçlarımızın karşılandığından emin olalım. Çünkü ne zaman okuduğunuz ne okuduğunuz kadar önemlidir.

Birazda kalıcı hafızadan söz edelim. Öğrendiklerimizi yani kalıcı hafızaya aktardığımız bilgileri , olayları gerektiğinde hatırlarız. Nasıl hatırladığınızı hiç düşündünüz mü?

Şimdi geçen hafta yaşadığınız mutlu bir olayı hatırlayın. O zaman dilimine ait sesleri,
görüntüleri , renkleri, kokuları, yediklerinizin tadını ve anıyla ilgili duygularınızı hatırlarsınız. Yani o zaman diliminin beş duyunuz tarafından yapılmış zihin kayıtlarını ve duyguyu. Dikkat edin, anıyı ne kadar net hatırlıyorsanız o kadar çok duyu ve duygu kaydı vardır, zihninizde.

Bu hatırlama mekanizması okuduklarınız içinde geçerlidir. Çünkü okuduklarınız zihninizde anı olarak kaydedilir. Yani o bilgiye ait duyu ve duygularınız ve bu duyu ve duygulardan oluşan zihin resmi kaydedilir. Bu kayıt işlemi yani öğrenme teknik bir materyal içinde romantik bir roman içinde aynıdır. Kilit nokta, okuduklarınızı zihninizin diline çevirin. Okuduklarınızı gözünüzde canlandırın. Okurken ne kadar çok duyunuzu kullanırsanız ve duygu eklerseniz o kadar çabuk ve net hatırlarsınız. Bunu gerçekleştirmenin yollarından biri ‘ bu paragraf veya sayfa bana ne söyledi? ‘ diye bir düşünmek yani zihnimize bir resim oluşturması için zaman tanımak.

Keyifli okumalar…

Bu konuda destek için http://www.simdidegis.com sitemizdeki subliminal Hafızanızı geliştirin ürünüyle de kendinizi destekleyebilirsiniz.

Reklamlar
 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s